Ülkemizde, her altı dakikada bir iş kazası meydana geldiğini ve her altı saatte bir 1 işçinin hayatını kaybettiğini ve 2 işçinin iş göremez duruma düştüğünü düşünecek olursak İŞ GÜVENLİĞİ'nin önemi kendiliğinden gözler önüne serilecektir..
Bu bilgiler ışığında,iş güvenliği çok ciddiye alınması gereken bir SORUMLULUK'tur.
Bölgemizde ,üretim yapan firmalara iş güvenliği ekipmanları konusunda,en verimli ürünleri ,optimum fiyatlarla, sunmaya çalışan GÜRKAYA İŞ GÜVENLİĞİ konusunda önde gelen firmalardan biri olmayı hedeflemiştir.
İş elbiseleri ve iş güvenliği malzemelerinin alımı öncesinde GÜRKAYA İŞ GÜVENLİĞİ firmasının, ücretsiz keşif hizmeti de vermesiyle bu konuda en uygun iş güvenliği ekipmanları ve malzemelerinin temin edilmesi ile bölgemizde,artık bir sorun olmaktan çıkmış durumdadır.
Ülkemizde, iş güvenliği malzemelerinin kullanımı konusundaki esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yönetmeliğinde etraflıca yer belirtilmiştir. Bu yönetmelikte kişisel koruyucu donanımların işyerlerinde kullanılması adı altında konu 14 (on dört) madde ve 3 ek ile detaylı bir şekilde belirlenmiştir.
İş güvenliği ekipmanlarını kullanmamızı gerektiren riskler,Kimyasal Riskler,Fiziksel Riskler,Biyolojik Riskler,Sıvılar mekanik Riskler,Gazlar,Aerosollar ,Termal Riskler,Gürültüler,Elektrik Riskleri ,Buharlar ,Radyasyon Riskleridir.
İş Kanunu nun 78. Maddesi uyarınca çıkarılan bu yönetmelik 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bütün işyerlerini kapsamaktadır. İlgili işyerlerindeki kişisel koruyucu donanım ve iş güvenlik malzemelerinin temini, işçilere ve diğer çalışanlara giydirilmesi veya kullandırılması, bunlar hakkında herkese uygulamalı bilgi verilmesi, bunların tamir ve bakımı ile tüm bu malzemelerin hijyeni işverenin sorumluluğundadır.
Kişisel koruyucu ve güvenlik donanımlarının belirlenmesi ve seçimi için tüm diğer yollarla önlenemeyen risklerin analiz edilmesi ve değerlendirmesi işveren tarafından yapılmak zorunda ve işçilere en uygun iş güvenlik malzemeleri temin edilmek zorundadır. Temin edilen iş güvenlik malzemeleri ve koruyucu donanımlar konusunda işçiler ve temsilcileri bilgilendirilmeli ve görüşleri alınıp katılımları sağlanmalıdır. İşçi temsilcileri ile işveren ve/veya işveren temsilcilerinin birlikte hareket ederek oluşturdukları sağlık ve güvenlik politikasının uygulandığı iş yerlerinde iş kazalarına giderek daha az rastlanmaktdır.
Resmi Gazete de yayınlanan Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelikte yer aldığı şekliyle ilgili işlerde çalışan kişilerin baş kısmının korunmasında kafatası, göz, yüz, kulak ve solunum yolu gibi vücut kısımlarının koruyucu donanımlarla korunmaları zorunludur. İşyerlerinde işçi ve iş sağlığının teminat altına alınmasına yönelik kanunlara göre işveren gerekli kişisel koruyucu donanımları temin etmek, donanımlar konusunda işçileri bilgilendirmek ve donanımların işçiler ve ilgili personel tarafından gerektiği gibi kullanılmasını sağlamak ve bu donanımların tamirini, bakımını ve yenilemesini yapmak ve muhafaza etmekle yükümlüdür.
İş güvenlik malzemeleri gerektiren işler ,İmalathaneler ve endüstri tesisleri gibi çeşitli iş yerlerinde yapılan üretim işlerinde kullanılan - örneğin yapı malzemeleri üretim yerleri, rafineriler, eczacılık ve farma endüstrisi, kauçuk sanayi, zirai ilaç üretimi, boya endüstrisi vb. gibi ve ayrıca riskli mesleklerde örneğin narkoz, kanser tedavisi ve görüntüleme cihazlarıyla çalışanlar vb. gibi - fakat insan sağlığı için riskli olan bazı kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda işçiler ve çalışanlar bilgilendirilmelidir. Bu bilgilendirme görevi bu gibi iş yerlerinde görevli ekip başları, işçi temsilcileri, mühendisler ve yöneticiler gibi kişilere düşmektedir. Bu üst düzey yönetici ve mühendisler yasa gereği iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda önceden hem bilgilendirilip hem de eğitilmiş olmaları gerekmektedir.
İŞ GÜVENLİĞİ MALZEMELERİ,
Koruyucu BARETLER,
Kişi çalışırken başın korunmasını ve böylece işçinin sağlığının ve iş güvenliğinin teminat altına alınmasını gerektiren işlerde kullanılan ve bazı mesleklerde başa takılması yasalarca zorunlu kılınan baretler iş elbiserinin aynı zamanda bir tamamlayıcısıdır, baretlerin temin edilmesi ve işçilerce takılmasının sağlanması ülkemiz yasaları ve yönetmeliklerince işverenin sorumluluğunda bulunan hususlardır,koruyucu baretler CE EN 397 Standarında olmalıdır.
Koruyucu GÖZLÜK,
Koruma gözlüğü veya koruyucu gözlük anlamında Goggle veya Safety Glasses kelimeleri ile de belirtilen gözlük iş ve işçi güvenliğinin temin edilmesinin gerekli olduğu hallerde takılması zorunlu olan kişisel koruyucu donanımdır.
Koruyucu gözlükler, kimyasallardan, çok güçlü ışıktan, çeşitli ışınlardan, tozdan, güneş ışınlarından ve yonga veya kıymık gibi zararlı dış etkenlerden korumaya yarayan önemli bir aksesuardır.koruyucu gözlükler CE EN 166 standartlarında olmalıdır.
Koruyucu KULAKLIKLAR ,
Gürültü önleyici kulaklıklar Avrupa standartlarına uygun olarak EN 352 ile belirtilmektedirler. Kulaklıkların üzerinde (veya ambalajında) yer alan standartların çeşitleri ve açıklamaları şu şekildedir:
EN 352-1 : kapsül (kap) şeklinde koruyucu kulaklıklar için
EN 352-2 : kulak tıkaçları için
EN 352-3 : kapsül şeklinde, endüstriyel baretlere takılabilen koruyucu kulaklıklar için
EN 352-4 : kapsül şeklinde koruyucu kulaklıklar için, elektroakustik veya mekanik olarak gürültü sınırlandırmalı
EN 352-5 : kapsül şeklinde, aktif gürültü dengeleyicisi olan koruyucu kulaklıklar için
EN 352-6 : kapsül şeklinde, elektriksel iletişim tertibatı olan olan koruyucu kulaklıklar için
EN 352-7 : seviyeye bağlı kulak tıkaçları için
KULAKLIKLARDA SNR DEĞERİ ,Gürültü önleyici kulaklıklarda önlenen gürültü SNR değeri (Single-Noise-Reduction) ile dB olarak verilmektedir. SNR değeri, mevcut gürültüden azaltılan değeri belirtmek için kullanılmaktadır ve kulak koruyucu ürünlerin üzerinde veya kullanma talimatında mutlaka yer almalıdır. SNR değerleri genellikle ortalama 25 ile 34 dB arasındadır.
KULAKLIKLARDA FREKANSLAR ,H, M ve L değerleri ise birbirinden farklı frekanslardaki önlenen veya azaltılan gürültüleri tanımlamak için kullanılmaktadır.
· H (High): 2000 ile 8000 Hz
· M (Middle): 1000 ile 8000 Hz
· L (Low): 63 ile 1000 Hz
arasındaki frekans aralıklarını tanımlamaktadır.
EN 352 Standartındaki,Kişisel koruyucu donanımlar (KKD) arasındaki kulaklıkların SNR değerleri genellikle ortalama 25 ile 34 dB arasındadır. Profesyonel gürültü önleyici bir kulaklık olan bu tür kulaklıkların detaylarda bazı farkları bulunabilmektedir. Fakat genellikle ayarlanabilir kapsüller, kulaklardaki basıncı azaltacak ve kulakları rahatlatacak yumuşak malzemeden ve hava kanalları olan yastıklar veya pedler, yüksek dayanıklılık, sabit basınç ile kullanımda konfor vb. gibi özellikleri mevcut olabilmektedir. EN 352 standardına uygun bu tür gürültü önleyici kulaklıklar örneğin sürekli ve yüksek frekanslarda gürültü olan inşaat, zanaat, havaalanı ve endüstri gibi branşlar ile ayrıca çeşitli gürültülü hobiler ve profesyonel binicilik, bisikletçilik ile atıcılık gibi spor dallarında da kullanılmaktadırlar.
Solunum KORUYUCULARI
solunum için,yani akciğerlerimize zarar veren etmenlerin başında partiküller gelir.
toz,solid maddeler havada uçuşurlar ve mekanik aksiyon sonucu ortaya çıkarlar (örn: zımparalamak gibi)
Nem,Havada uçuşan likid damlacıklar (örn: spray sonucu)
buhar,metaller gibi maddelerin ısınması sonucu ortaya çıkan hava partikülleri
Solunum için zararlı etmenlerin ikinci sırasında Gaz ve Buharlar vardır.
gaz,moleküler yapılı havada uçan materyaller.
buhar,basınç altında ve oda sıcaklığında normalde sıvı yada katı olan gaz halindeki maddeler.
Tehlikeli Maddeler Vücudumuzu Nasıl Ekiler?
Üst Solunum Yolları:
Astım ve bronşit gibi hastalıklarla sonuçlanabilecek ağır hassasiyet.
Ak Ciğerler:
Ciğerlerimizin uzun süre tehlikeli maddelere maruz kalması sonucu ciğer dokusunun zarar görmesi, fonksiyonlarını yerine getirmemesi ve pneumoconiosis Gibi rahatsızlar rahatsızlıklar görülür..
İç Organlar:
Ciğerlerimizdeki kirliliğin kana karışması sonucu karaciğer, böbrek ve beyn gibi organlarımız hasar görür.
Tüm bu risklere karşı , ciğerlerimizi özenle korumamız gerektiğini unutmamalıyız,
Solunum koruyucu malzemeler kullanılmadan önce kesinlikle solunum koruyuculara ait standartlar özellikle sorgulanmalıdır.
EN 132 - EN 149, EN 250, EN 269 - EN 271, EN 371 - EN 372, EN 400 - EN 405, EN 1061, EN 1146, EN 12941 ve EN 12942 mutlaka aranmalıdır.
Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde 3. Ek inde yer alan Kişisel Koruyucu Donanım Kullanılmasının Gerekli Olabileceği İşler ve Sektörler bölümünün birinci başlığı altında solunum cihazları veya respiratörler gibi solunum sistemi koruyucularına ihtiyaç duyulacak işler ve sektörler şunlardır:
· Yüksek fırınlar: bu tür fırınlara yükleme işlerinin yapıldığı çalışmayla bu fırınların gaz boruları ile gaz konvertörleri etrafındaki işlerde, buralardaki ağır metal dumanları ihtimalinde ve yine toz ihtimali olan fırınların içlerinin döşenmesiyle kepçeli araçlarla yapılan tozlu işlerde
· Soğuk hava depolarındaki gaz kaçağı riskinin bulunduğu çalışmalarda
· Tozların önlenemediği sprey boya ile yapılan çalışmalar
· Oksijen azlığının veya zararlı gazların mevcut olabileceği konteynerler veya kapalı alanlar ve gaz ile çalışan endüstriyel fırınlardaki çalışmalarda
· Kuyu, kanalizasyon ve benzer yeraltı çalışmalarında ,
Toz maskeleri, 2001 yılında maskeler için yenilenen EN 149 standartlarına uygun ve CE olmalıdır. Soluk verme ventili olan bu modern maskeler, maske içerisinde ısının yükselmesini engelleyerek rahat nefes alıp vermeyi sağlamaktadırlar. Düşük solunum direnci ile donatılan toz maskelerinin kullanımı daha konforlu hale getirilmiştir. Kişiye göre ayarlanabilen burun klipsi, süngeri ve baş bandı bulunmaktadır. Maskelerin üretildikleri malzeme olan Polipropilen rahat kullanımlı mir malzemedir. Bu tür toz maskelerinde kullanılan aktif karbonlu filtre her türlü tozlu dış etkenden koruyarak kullanım rahatlığını artırmaktadır.
YARIM YÜZ GAZ MASKESİ ,Yarım yüz maskelerinin hafifliği onların rahat bir kullanıma sahip olmalarını, yüze tam uyumlu olmalarını ve kolay giyilip çıkarılabilmelerini sağlamaktadır. Kendi sınıfından tüm filtreler (40 mm) ile uyumlu olup filtrelerin değiştirilme işlemi çok basittir. Çift nefes çıkış ventili bulunan bu tür yarım maskeler EN 148-1 normundadır.
TAM YÜZ GAZ MASKELERİ,Normal basınç ve yüksek basınç kombinasyonlu, üretildiği malzeme siyah renkli EPDM kauçuk olan, ısıya dayanıklı ve çizilmez camlı, konuşma membranı bulunan, EN 148-1 standardına uygun, aparatı DIN 58600 normuna uygun itfaiyeci tam yüz maskeleridir. Bu maske türü itfaiyeci başlığıyla veya baretiyle kullanıma uygun gaz maskesi çeşidindendir.
İŞ ELDİVENİ,
işçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü nün 530. maddesinde belirtildiği gibi işçi lerin el ve kollarının korunmasında kullanılmaktadır. Bu tür iş eldivenleri işçinin ellerine ve yapılacak işe uygun olarak seçilmek zorundadır.
Kesici, aşındırıcı, yıpratıcı ve benzer maddeler ile çalışanlara verilecek iş eldiveni, ellik, el kılıfı ve benzer el koruyucuları nın malzemeleri dayanıklı malzemelerden üretilmiş olmalıdır. Yine aynı şekilde zehirli maddelerle çalışan işçilere ve ellerin sürekli su içinde bulunduğu işlerde çalışan işçilere verilecek iş eldiveni lastik, latex veya lateks vb. materyallerden üretilmiş ve uygun eldivenler olmak zorundadır.
Buna karşın pres işlerinde çalışanlar, matkaplarla çalışanlar ve benzer tezgah işlerinde çalışanlar koruyucu eldiven giymeyeceklerdir.
Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu gereği işyerleri çalıştırdıkları işçilerine Temel İş Güvenliği Eğitimi vermekle yükümlüdürler.
İŞ ELDİVENİ STANDARTLARI,Koruyucu iş eldiveni ülkemizde EN 420, EN 388, EN 511, CE 0493, CE 0086 ve benzer standartlara uygun olarak üretilmektedir. İş ve işçi sağlığının temin edilmesinde önemli bir role sahip iş eldiveninin temin edilmesi esnasında bu etiketleri taşıyan iş eldivenleri seçilerek güvenli kişisel koruyucu donanımlara sahip olunabilmektedir.
İŞ ELDİVENİ,Kimyasallara karşı dayanıklı iş eldivenlerinin standartları genellikle EN 374-1, EN 374-2 ve EN 374-3 gibi normlarla belirtilmekte ve lateks, neopren, PVC, nitril vb. gibi materyallerden üretilmektedir. Riskli kimyasallar ile çalışan işçilerin ellerinin, bilek ve kollarının uygun nitelikte iş eldiveni ile korunmasını gerektiren işler bulunmaktadır. Kimyasal koruyucu iş eldivenlerinin kullanılmasının zorunlu olduğu işler şunlardır:
Boya sanayisinde ,tarım ilaçlamalarında ,Kimyasalların nakledilmesinde veya aktarılması gibi işlerde ,Petrol arıtmada, petrokimyada,laboratuvar çalışmalarında personel eldivenleri olarak
KİMYASAL MALZEMELERLE GÜVENLİ ÇALIŞMA,
Kimyasal malzemelerle güvenli bir çalışmanın mümkün olabilmesi için öncelikle işçilerin ve örneğin laborantlar ve mühendisler gibi tüm diğer çalışanların kişisel koruyucu ürünleri giymeleri veya kullanmaları gerekmektedir. Kimyasal malzemelerin insan sağlığının yanı sıra birbirlerine de etkileri olduğundan hem bu malzemelerin hem de iş yerinin selameti için bazı noktalara dikkat etmek gerekmektedir. Bu tür riskli ve tehlikeli kimyasallar öncelikle uygun tehlike işaretleriyle işaretlenmelidir. Kimyasal malzemelerin işaretlenmeleri konusunda mevcut uluslar arası işaretler ve kısaltmalar bulunmakta ve bu konuya titizlikle uyulması gerekmektedir
İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ,
Genel olarak İş Sağlığı ve İş Güvenliği başlığı adı altında toplanabilen bu önemli konunun ARGE çalışanları, laborantlar, mühendisler, satın almacılar, işçiler, işverenler, işçi temsilcileri ve ekip başları tarafından daha iyi anlaşılabilmesi, riskler konusunda duyarlı olmalarının sağlanması, kişisel koruyucu malzemelerin ve tüm donanımların daha etkin ve verimli kullanılıp uygulanabilmesi ve böylece risklerin en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. Bu suretle iş kazaları, iş kayıpları, meslek hastalıklarının önlenmesi ve sağlıklı bir işyerinin temini hedeflenmektedir. Bu amaçla İş Sağlığı ve iş Güvenliği konusunda uzmanlaşmış çeşitli firmalar tarafından düzenlenen eğitimler yasalara uygun bir biçimde ilgili işyerlerinde çalışan kişilere verilmektedir.
İş sağlığı ve İş Güvenliği eğitimleri
İş sağlığı ve İş Güvenliği risk analizleri
İşyerlerinde kimyasallarla güvenli çalışma
İşyerlerindeki kimyasalların risk analizleri
İşyerlerinde kimyasalların güvenlik bilgileri
İşyerlerinde sağlık ve güvenlik işaretleri
İşyerlerinde kişisel koruyucuların temini ve kullanımı
İŞ ELBİSELERİ NEDEN GİYİLMELİDİR?
İş elbiseleri mesleğin icra edilmesi esnasında giyilen iş kıyafetleridir. İş elbiselerinin giyilmesiyle mesleğini icra eden kişiler korunur ve bu iş elbiseleri sayesinde tanınırlar. Bazı iş kollarında meslek icabı iş elbiselerinin giyilmesi zorunlu hale getirilmiştir.. Sunulan bu iş elbiseleri işin mahiyetine göre genellikle standarttır ve iş elbiselerini giyecek olan çalışanların çok fazla seçim şansı bulunmaz. İşyeri, dernek, meslek kuruluşları veya devlet tarafından renk, model ve materyali önceden belirlenen iş elbiselerinin belli bir kalitede olması ve dayanıklı olması esastır.İş elbiselerinde ayrıca tek tip üniforma (örneğin askeriyede veya okulda), mesleki elbiseleri ve resmi kıyafet, resmi giyim iş elbiseleri veya takım iş elbiseleri vb. şeklinde de bir tasnif yapmak mümkündür.İş elbiselerinin giyilmesinin zorunlu olduğu meslekler grubuna en başta sosyal hizmetlerin görüldüğü meslekler aittir. Sosyal hizmetlerin verildiği mesleklerde kurumların ve iş yerlerinin logoları veya isimleri de iş elbiselerinin yakalarında veya kol ve ceplerinde yer alabilirler. Bu tür iş elbiselerinde ayrıca isimlikler, yaka kartları veya boyuna asılan isimliklerde iş yerlerinin adı, logosu ve çalışanların unvanlarıyla birlikte isimleri de genellikle yer almaktadır. İnsan merkezli sosyal meslekleri icra eden ve bu mesleklere uygun iş elbiseleri giymekle mükellef olan çalışanlar mesleklerine göre diğer insanlara şu hizmetleri sağlarlar: Yardım, Danışma ,Bakım, Refakat, Destek ,Eğitim, Servis ,Temizlik ,Güvenlik
Bu tür sosyal mesleklerde farklı farklı iş elbisesi giyilmesi gerekmektedir. Bu iş elbiselerinin gereksinimleri karşılayan özellikte, standart ve insana hizmet ederken kolaylık sağlayacak şekilde iş elbiseleri olmalıdırlar.
TULUMLAR
Tulumlar, pantolonun özel bir çeşidi olan ve ön kısmında bulunan göğüslük parçaları ile göğsü örten işelbisesi giysi türlerindendir. Tulumların arka kısımlarında pantolon askılarına benzer askılar bulunur. Tulumların bu askıları sırttan başlayıp omuzdan aşarak ön kısımdaki göğüslük parçasına tutturulmuşlardır. Tulumların askılarının uzunlukları kişiye göre ayarlanabilmektedir. Tulumların göğüslüklerinde çoğu kez cepler bulunmaktadır. Çeşitli işlerde ve farklı amaçlar için üretilen tulumların yanlarında da farklı büyüklükte birçok cep bulunabilmektedir. Genellikle paçaları normal uzunlukta olan bu tür tulumlara ülkemizde BAHÇIVAN TULUM veya ASKILI TULUM denmektedir.
ASKILI TULUMLAR
Bazı askılı tulumların önünde göğüs kısmından aşağıya doğru pantolon hizasına kadar fermuarlar bulunmaktadır. Bu fermuarlar sayesinde askılı tulumlar önden dikey olarak ortadan ikiye ayrıldığından tulumların askıları bağlı oldukları göğüs kısmındaki tokalardan veya düğmelerden çözmeye gerek kalmadan rahatlıkla giyilip çıkarılabilmektedirler. Örneğin çocukların, kayakçıların ve motorsiklet sporcularının tulumları bu şekilde üretilmektedir.
Kimi genel kullanım amaçlı tulumlar ise, bunlar ince keten, pamuklu, kot vb. kumaşlardan ve yazlık giysi olarak üretilen askılı tulumlar, dizlerin hemen üzerinde bitecek şekilde ve kısa paçalı (shortall) olarak üretilmişlerdir.
Bundan otuz yıl kadar öncesinde ise askıları kumaştan değil de gerçek elastik pantolon askılarından ve tuluma düğmelenmiş olarak üretilen kot kumaşlardan tulumlara rastlanmaktaydı. Elastik pantolon askıları arkadan birleştirilmiş haldeydi. Bu tulum askıları tulumu giyen kişinin oturmasıyla oluşan bolluktan dolayı askının omuzlardan düşmesini önlemek amacıyla Y şeklindeydi. Genellikle beyaz veya dikkat çekmeyen renklerde üretilen elastik tulum askıları tulumun altına giyilen gömlek, T-shirt, bluz veya kazak gibi giysilerle rahatça kombine edilebilmekteydi.
Bu tulumların göğüs kısımları ayrıca yatay dikilmiş bir fermuar ile ayrılabilir ve tercihen normal pantolon olarak da giyilebilmekteydi. Bu dönemdeki çoğu askılı tulumların belleri oldukça yüksek ve ayrıca geniş tutulmuştur ve tercihen bir kemer ile bel kısmına vurgu yapılarak giyilmekteydiler.
Fakat yine de tulumlar daha ziyade işçi tulumları şeklinde kaldılar. Bu klasik işçi tulumu modellerinin ön kısımlarında küçük şeylerin konulabileceği cepler her zaman bulunmaktadır.
İster profesyoneller için olsun ister gündelik giyim için olsun hepsinin sağ bacak kısmında aslında çekiçlerin saplarından geçirilerek asılması için düşünülen bir kumaş halka veya tornavida ve kalem gibi şeyler için ince uzun bir cep bulunmaktadır. Sırt kısmının kürek kemikleri hizasından veya biraz aşağısından yatay olarak (bazen bir kumaş parçası ile) birleştirilen tulum askılarının omuzlardan düşmeleri engellenmektedir. Bu birleştirilmiş askılar artık tek parça olarak genişleyerek tulumun kalçasına kadar devam eder.
Çalışırken tulumlar genellikle normal dış giyimin üzerine koruyucu giysi olarak giyilirler. Bazen ise doğrudan iç çamaşırlarının üzerine giyilirler işçi tulumları.
Binaların ve çeşitli kara ve deniz araçlarının kazan dairesi çalışanları ve tamirciler için iş elbisesi ve işçi tulumları elzemdir. Bu tür tulumlar normalde - örneğin yanmayan kevlar ve aramid kumaş türleri gibi - kumaş türlerinden üretilmektedirler. Daha yumuşak ve el ve ayak bilekleri lastikli tulumlar ise paraşütçüler, yamaç paraşütçüleri ve paraşütü hemen açmadan atlayan paraşütçüler ve kayak sporları gibi spor türlerinde de kullanılan tulumlardır. Kayak gibi kış sporları için üretilen tulumlarda soğuğa karşı dolgu malzemeleri de kullanılmaktadır.
Paçalardan, belden ve sırttan fermuarlı modelleri çok daha kolay giyilip çıkarılabildiklerinden, Avrupa da yaşlı bakım evlerindeki gibi örneğin, farklı amaçlar için tercih edilmektedir tulumların.
CEKET MONT
Ceket ve mont dünyanın birçok yerinde giyim kuşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Dış giyimde üste giyilen ceket ve mont gibi kıyafetler vücudun üst kısmını ve kolları kapatırlar ve önden boğaz kısmından aşağıya kadar açıktır. Bu açık kısım ceket ve montta ya öylece açık bırakılabilir ya da örneğin düğme, fermuar, cırt cırt, kumaş bant veya çıtçıt gibi metotlarla kapatılabilir. Ceket ve montun boyları genellikle kalça hizasındadır. Kalça bölgesinden daha uzun ceket ve montlara genellikle palto veya manto denir.
Ceket ve mont buraya kadar gömlek ile aynı gibi görünebilir. Fakat ceket ve montun gömlekten farkı neredeyse tüm modellerin genellikle daha kalın kumaştan üretilmesi, sıcak tutması için ceket ve montun astar ve kumaşı arasında dolgu malzemesinin bulunması ve içine gömlek veya kazak gibi, kolları genellikle ceket ve montun kolları ile aynı uzunluğa sahip olan elbise parçalarının giyilmesidir. Ayrıca, gömleğin altına genellikle fanila haricinde bir şey giyilmezken ve gömlek doğrudan cilt ile temas etmekteyken ceket ve montta böyle bir durum söz konusu değildir. Gömlek, ceket ve mont kumaşına oranla, nispeten daha ince ve hafif kumaşlardan üretilir. Ceket ve montun çoğu kısımlarının doğrudan cilt ile temas etmemesi sonucunda ceket ve mont gömlek kadar kirlenmez ve dolayısı ile her giyildiğinde yıkanmasına gerek olmaz. Birçok ceket ve mont zaten üretildikleri kumaşları ve yapıları itibariyle (omuz vatkaları vb.) itibariyle yıkanamazlar ve kuru temizleme yapılırlar.
Mont ise çoğunlukla deriden veya kumaştan üretilen ve genellikle belden kemerli, üstünde iç cebi ve yan cepleri bulunan, kazak gömlek ve hırka gibi giysilerin üzerine giyilen kısa ve nispeten hafif bir giysidir.
Gerek tekstil iş dünyasında gerekse serbest zamanda giyilmek üzere çeşitli ceket ve mont türleri bulunmaktadır. Serbest zamanda giyilen ceket ve mont türlerinin üretildikleri kumaşlar daha çeşitli olmakla beraber modelleri ve aksesuarları da birbirinden farklı özellikler arz etmektedir. İş yaşamında giyilen ceket ve montlarda ise örneğin alpaka, poli (veya poly) gabardin ve örneğin polyester karışımlı pamuklu kumaşlar gibi daha dayanıklı kumaşlar kullanılmaktadır. Montların kumaşları ise ayrıca hakiki veya sentetik deri kumaşlardan da meydana gelmektedir. Her gün giyilecek olan ceket ve montlar aşınmalara karşı dayanıklı olmak zorundadır. Bunun için ceket ve montların kol ağızları, önleri, cep ağızları ve çalışma esnasında sürtünmeye maruz kalan diğer benzer yerleri ekstra bir kumaş parçası ile desteklenip güçlendirilmektedir. Ceketlerin boyları genellikle kalça hizasına veya kalça altına kadar inerken montların boyları genellikle bel hizasında olmaktadır.
İŞ YELEKLERİ
Üst giyime ait olan yelekler kolsuz ve yakasız olup genellikle bel uzunluğundadırlar. Çoğunlukla başka giysilerin, gömleklerin örneğin, üstüne giyilen yeleklerin bazıları önden düğmelidir. Yelekler birçok farklı kumaştan üretilebilmektedirler.
Adına camadan veya kollarında dikiş olmayanlara cepken denilen bu tür yelekler Osmanlı döneminde çok yaygın olup özellikle sıcak tutan yünlü çuha kumaştan dikilirdi. Kadife kumaştan dikilen yelekler de bu dönemde sıkça rastlananlardandı. Kumaşı ne olursa olsun neredeyse tüm yelekler güzel işlemelerle süslenirdi. Özellikle kolları ve yakaları işlemeli olan yelekler potur denilen pantolonlarla giyilirlerdi.
PANTOLON
Pantolon kelimesi dilimize Fransızcadan gelen bir kelimedir. Bir pantolon, belden başlayarak genellikle paçaları ayak bileklerine kadar uzanan bir giyecek çeşididir. Bazı pantolon türleri ise daha kısa olup ayak bileklerinden daha yukarda bitmektedir ve bunlara capri (kapri) pantolon denilmektedir. Denizci model pantolonlar ise bol paçalı olmaktadır. Klasik olarak pantolon iki bacak (veya paça) kısmındaki toplam dört parçadan ve pantolonun ön kısmında yer alan ve genellikle düğme ve fermuarın dikildiği yer olan, adına pat denen kısımdan meydana gelmektedir. Pantolonun üst ön kısmında giyen kişinin elinin girebileceği büyüklükte ve arka kısmında genellikle daha küçük olan cepleri bulunmaktadır. Rahatlığıyla ön plana çıkan pantolon günümüzde hem erkekler hem de bayanlar tarafından toplamda en çok tercih edilen giyecek çeşidini teşkil etmektedir. Pantolon grubunun bütün dünyada en yaygın olarak üretildikleri ve herkes tarafından beğenilerek giyilen pantolon türü ise kot pantolondur.
Pantolon, genellikle iş elbisesi olarak iş yaşamında giyilmektedir. Çalışırken giyilen pantolon türlerinde meslek itibariyle özel kesimli ve özel kumaşlardan üretilen ve farklı görevleri bulunan pantolon türleri bulunmaktadır. Bunların yanı sıra ayrıca yönetici sınıfı ve ofis çalışanlarının tercih ettikleri ve iş hayatında artık klasikleşmiş iş kıyafeti olan takım elbiselerle giyilen pantolon modelleri veya tek olarak giyilip üstüne farklı bir gömlek ve ceket giyilerek kombine edilen pantolon türleri bulunmaktadır.
Diğer pantolon giyilen yerler boş zamanlarda ilgilenilen uğraşlarda, evlerde, üretim alanlarında, inşaat alanlarında, seyahatlerde ve gezilerde ve gündelik hayatın her alanındadır. Ayrıca pantolon örneğin bir zanaat erbabının işini yaparken giydiği pantolon ve özel kayak pantolonu kayak yaparken giyilmesi gibi akla gelebilecek her yerde fonksiyonel olarak ve severek giyilmektedir. Çünkü pantolon günümüzde en çeşitli ve en rahat giysi türüdür.
Gerek üretildiği kumaşların çeşitli özelliklerinden dolayı, gerekse vücudun alt kısmını tamamen kapatmasından dolayı, pantolon her zaman en çok sevilen giysilerden olmuştur. Pantolonun rahatlığı ve bu kadar sevilmesinin tek sebebi üretildiği çeşitli kumaşlar değil elbette. Birbirinden farklı renklerde ve modellerde üretilen pantolonun her bir bacağı ayrı ayrı sarması da ayrıca yürürken, otururken, çalışırken ve hatta bazı durumlarda koşarken bile, en rahat edilen giysilerden olmasına en önemli sebeptir. Zira herhangi bir açılma olmadığı gibi genellikle herhangi bir takılma durumu da mümkün olmamaktadır. Pantolonun başka bir kullanım rahatlığı ise genellikle hem önde hem de arkada ikişer adet ceplerinin bulunmasıdır. Böylece pantolon ceplerine cüzdan, anahtar, para, mendil, cep telefonu ve benzer başka bir sürü çeşitli kişisel eşyalar konulabilmektedir.
Pantolon; bayan pantolonu, erkek pantolonu, çocuk pantolonu, bebek pantolonu (bebekler için üretilen pantolonlar genellikle bol kesimli ve beli lastikli veya tulum şeklinde olmaktadır genellikle) şeklinde farklı gruplara ayrılırlar ve mağazalarda da bu gruplara dahil edilerek ayrı reyonlarda satılmaktadırlar.
MONT
Dış iş elbisesi giyimine ait olan mont hem bay hem de bayan kıyafetleri olarak üretilen kışlık giysilerdir. Kışlık ve baharlık montların kumaşları sugeçirmezlik vasfı kazandırmak için genellikle içine naylon ipliklerin karıştırılarak dokunduğu kaygan ve parlak kumaşlardan meydana gelmektedirler. Bol cepli, düz renkli ve gri, siyah ve lacivert gibi klasik ve turuncu, sarı ve yeşil gibi parlak ve uyarıcı renklerden üretilen montlar iş yerlerine alternatif üniforma üst giysileri olabilmektedir.
Soğuk havaların yerini terk etmesiyle birlikte artık nihayet bel bölgesine kadar kısalan ve mont şekline bürünen üst giyimin baharlık modellerinden bazılarının özelliklerinden bahsetmek gerekir. Kıştan bahara geçerken atılan palto ve mantoların yerini alır montlar. Baharın yağmurla özdeşleştirildiği gibi montlar da sugeçirmezlikle özdeşleştirilirler yılın bu değişken dönemlerinde.
Sugeçirmezlik özelliği taşıyan montların kullanım rahatlığı hiçbir başka giyside yoktur. Hem yağan yağmurlardan ıslanmayacaksınız, hem birden değişiveren ve serinleyen havada üşümeyeceksiniz, hem de tüm bunlar olurken hala sportif bir giyimle havaların aniden değişivermesi gibi özgürce hareket edebileceksiniz; bu ancak bedene tam oturan uygun ve modern bir mont ile mümkündür.
Bunu bilen modacılar yılın bahar döneminde belirsiz giden hava durumları için uygun montlar tasarlamakla meşguller. Aynı şeyler bahar mevsiminin iş montları için de geçerlidir. İş montları bahar aylarında dış mekânda çalışan personel için vazgeçilmez iş giysilerindendir.
|